students are like fishes; there are many kinds, and you may not identify one unless you come across them in their natural environment.çoğu notu 90 ve üzeri olmasına rağmen, ısrarla okuduğunu anlamadığını ileri süren, sınıfta misafir bir gözlemci varken kafayı sıraya koyup uyuyan, yanına gidip "are you ok?" dediğimde, "yes, i'm ok" diyip kafayı sıraya geri koyan, şu an altıncı ünitesini bitirmiş bulunduğumuz toplam on ünitelik kitabı halen almamış olan, bir şey anlatmak istediğinde inatla türkçe konuşan ve "in english" dendiğinde, "teacher, i don't know english" diyen öğrenci, son reading quizinden 100 alarak beni şoktan şoka meyletmiştir.
aynı öğrenci, sınıfta soru çözerken kalem kullanmamakta, ancak doğru yanıtları bulmaktadır - yani kopya çekmemektedir - ve fakat, vaktiyle, "benim bunu anlatmaya ingilizcem yetmez" demek istediğinde "my english is not yet" demiş bir insandır kendisi.
arz ederim.