12.5.09
I Love Your Tits
Yüksek 2 final sınavında oğlunun doğumunun ilk gününden bahseden bayan demiş ki;

"I gave chess and fed up his."

öncesi ve sonrasındaki hiçbir şeye takılamıyorum, mealini siz yapın, kariyerimi burda bitirdim gitti..


 
posted by Tyra DeSalvo at 4:07 PM | Permalink | 0 comments
27.2.09
a life in the day of an English teacher
example one:
öğrenci:
hocam ingilizcede 'er ya da geç' diye bir deyim var mı?
voodoo girl: sooner or later.
öğrenci: yok ama böyle deyim gibi yani.
voodoo girl iç ses: ALLAHIM KATİL OLCAM TÜRKÇESİ DE DEYİM DEĞİL Kİ ONUN VERİYORUM İŞTE SANA BİREBİR İNGİLİZCE KARŞILIĞINI DAHA NEYİ KOVALIYORSUN ÇOCUK?
voodoo girl dış ses: sooner or later.

example two:
bir dost: bu da voodoo girl.
ortamda bir insan: memnun oldum.
voodoo girl: ben de.
bir dost: voodoo girl de ingilizce öğretmeni.
aynı insan: ya 'kurban olurum sana'nın ingilizcesi ne?
ortamda başka bir insan: kurban victim değil miydi?
voodoo girl: ben bi sigara alabilir miyim?




 
posted by voodoo girl at 1:22 PM | Permalink | 0 comments
20.1.09
Ne Dedin Sen!!?
Hijyenik pedlerden ve ay başı hadisesinden bahsetmek kimileri için modern dünyanın en korkulu tabularından biri olmaya devam etse de, dil öğrenmenin verdiği gazla kendini aşan insanlar da yok değildir. Şöyle ki;

"I get paid my every menstruation."

Aslen neden bahsettiğinin farkında olmayan arkadaşımın arkadaşının öğrencisi bu bayanı tanımam ve muhtemelen tanımak falan da istemem, de bu olayı duyan tüm kız arkadaşlarım "işi" nakte çevirmenin dayanılmaz hafifliğine kapılıp heyecanlara (!) gark oldu. Trajik.
 
posted by Tyra DeSalvo at 12:28 PM | Permalink | 1 comments
19.11.08
learning styles?
students are like fishes; there are many kinds, and you may not identify one unless you come across them in their natural environment.

çoğu notu 90 ve üzeri olmasına rağmen, ısrarla okuduğunu anlamadığını ileri süren, sınıfta misafir bir gözlemci varken kafayı sıraya koyup uyuyan, yanına gidip "are you ok?" dediğimde, "yes, i'm ok" diyip kafayı sıraya geri koyan, şu an altıncı ünitesini bitirmiş bulunduğumuz toplam on ünitelik kitabı halen almamış olan, bir şey anlatmak istediğinde inatla türkçe konuşan ve "in english" dendiğinde, "teacher, i don't know english" diyen öğrenci, son reading quizinden 100 alarak beni şoktan şoka meyletmiştir.

aynı öğrenci, sınıfta soru çözerken kalem kullanmamakta, ancak doğru yanıtları bulmaktadır - yani kopya çekmemektedir - ve fakat, vaktiyle, "benim bunu anlatmaya ingilizcem yetmez" demek istediğinde "my english is not yet" demiş bir insandır kendisi.

arz ederim.
 
posted by wykka at 6:17 PM | Permalink | 4 comments
12.11.08
lost in professionnelle
geçen hafta, "HIV, in turkish means AIDS" diyen öğrencinin genel kültürüne ve çeviri zekasına; 'abroad' kelimesini hatırlatmaya çalışan hocalarının "it starts with a" tüyosuna "europe!" diye cevap veren öğrencilerin de türkçe-ingilizce karışımlı spelling dehasına hayran kalarak mesleğine daha sıkı sarıldı bu deli gönül.
 
posted by voodoo girl at 4:51 PM | Permalink | 1 comments
8.11.08
Innovation
Yine bir sözlü seviye tespit sırasında:

Ben: What would you do if you saw a ghost in your house at night?
Potansiyel öğrenci: I would say eşşedüennağilaheillallaaah..
Ben: Aha-ha! Ok, whatever..olmuşsun sen, geçelim bu kuru ve hatta tamamını mümkünse.

Ne denir ki! Bu soruya karşılık şimdiye kadar aldığım en efsane cevap. Ötesinin olabileceğini de sanmıyorum.
 
posted by Tyra DeSalvo at 8:24 PM | Permalink | 0 comments
6.7.08
memleketimden öğrenci manzaraları
sınav dönemiydi malum. ilk sınav, dakika bir gol 1. biz stress azaltmak adına yaldır yaldır türkçe açıklamalar yaparken, öyle bir bilgiye gerek bile duymamasına rağmen "what is the our pack number?" diye soran bi öğrenci vardı sınıfta. o bitti artık yazık sistemden, okulun tavrından ne kadar gerildiyse, "sınavın başlama ve bitiş saatlerini sırama yazsam kopyadan sayılır mı hocam?" diye soran bi öğrenci sahneyi aldı. speaking sınavındaysa hayvanlar deneylerde kullanılmalı mı konusunu discuss ederlerken, hayvanları kullanamayacaksak ne kullanalım sorusuna "my ex boyfriend" diyen, üzerine "he damages the environment" justification'ını getiren, bütün bunları yaparken karşısında ona not veren hocalar varmış sesi kaydediliyormuş takmayan bi öğrenciyle tanışma fırsatım oldu, mutluyum.
 
posted by voodoo girl at 4:39 PM | Permalink | 1 comments